Bugün 29 Mayıs, İstanbul’un fethi, hava kasvetli, tipik İstanbul havası ve ben evde kızımla ilgileniyorum.


Şu an Kral TV seyrediyor ve pilates topunda zıplıyor. Bu kadar enerjiyi nasıl buluyor anlamıyorum. Biraz bana da verse mükemmel olur. Kuşadası’na taşınmamıza 7 gün kaldı. Heyecan dorukta, bitirilmesi gelerek işlerimizi tamamlamaya çalışıyoruz. Evi topluyoruz, oğlum okula gidip geliyor, boş vakitlerde dostlarla görüşüp depo yapıyoruz kendimize… 


Ben kimim? Eski matbaacı, Osman İlker’in eşi,  Meltem ve Mert’in  annesi, kedimiz Pıtır’ın bakıcısı ki şu an aynı sandalyeyi paylaşıyoruz niye başka yerde oturmuyor anlamıyorum. Doğma büyüme Kadıköy Fenerbahçeli, hatta Üsküdarlı eşimi bile Fenerbahçeli yapan ben, eşimle son 5 yılda yaşadıklarımızdan sonra 3 ay önce buralardan taşınmaya karar verdik. 


İlk olarak İzmir gibi düşündük ama bi büyük şehirden diğer büyümeye çalışan büyük şehir bizi pek memnun etmedi. Bodrum’da yazlığımız olduğu için oranın coğrafyası günlük yaşama çok elverişli olmadığından aklımıza 20 yıl yazlığımızın olduğu Kuşadası geldi. Kuşadası merkezdeki 4+1 satılık tüm evleri bir günde gezdik ve ilk gördüğümüz evimizin en güzel ev olduğuna karar verdik sonunda da satın aldık. Kuşadası İzmir’e 45 dakika mesafede olması, daha derli toplu bir yerleşim bölgesi olması, balkonumuzdaki manzara evimizin rahatlığı ve en önemlisi havanın temiz ve şehrin çok sessiz olması bizi bizden aldı. Burada cadde üzerinde oturduğumuz için araç gürültüsü artık tahammülsüz bir hal almış durumda buna gündüz kentsel dönüşüm eklenince bitik bir durumdayız.  


Biraz bizden bahsetmek isterim: Ben 45 yaşında emekli ama girişimci biriyim. Eşim de emekli ve girişimci, 16 yaşındaki kızımız Meltem doğuştan beyin hasarlı ama dünya güzeli sessiz prenses, 14 yaşındaki paşa oğlumuz Ali Mert 9. sınıfı bitiriyor ve evimizin en önemli insanı Meltem ve Mert’in bi tanesi İzolda ve kedimiz Pıtır. Klasik bir Türk ailesi olan biz, kızımızın hastalığı ile 16 yıldır ailecek çok şey atlattık. Engelli ailesi olmak hem ayrıcalık hem de dünya üzerinde bilinmez durumlarla savaşmak bize kalp krizi, meme kanseri, 2 ev parasına mal oldu ama kızımızı hiçbir şeye değişmeyiz. 


Bizle ilgili genel bir bilgi verdikten sonra Tuğba’nın ajandasında sizinle Kuşadası maceralarımızı paylaşmak istiyorum. Umarım bizim gibi radikal taşınma kararı alacaklar için yararlı olur. Bize de yararlı olur, İstanbul’u özleyeceğimizi biliyoruz ama İstanbul bizi çok yordu, artık onu misafir olarak yaşamak bize daha iyi gelecek. Bundan eminiz. Haftaya taşınınca görüşmek üzere…


Tuğba

Bir Yanıt

  1. ������ kulübe hoşgeldiniz �� 5 sene önce aynı duygularla bırakmıştık istanbulu ve misafir yada turist olarak gezmenin keyfini size anlatamam. Darısı bu duyguyu isteyen tüm dostlara. Blok hayırlı olsun takipteyim �� arzu yeni ��

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir