Eveeetttt, İstanbul’a geldik, nerdeyse 3 hafta bitiyor. Mutlu muyuz evet… İstanbul’daki dostlarımız çok mutlu, geride bıraktığımız dostlarımız çok üzgün. İki arada bir derede olmak bu olsa gerek…

İstanbul bana göre hala aynı, 25 sene trafik çilesini her gün yaşamış bir insan olarak trafik bana koymuyor, kendi çapımda kısa yollarım var, onlar müsaitse iyi, değilse yapacak bir şey yok, bana tuhaf gelmiyor. Ha en sevdiğim ve özlediğim şey arabamda radyo dinlemek. Kuşadası’nda her yer 5 dakika olduğu için bir iki şarkı dinlerseniz şanslı oluyordunuz. Burada tüm şarkılar, konuşmalar, Nihat ile sivrisinek, geveze, hepsini dinlemek mutluluk.

İstanbul’a 3 sene sonra geri dönünce biraz hüzünlü geldi. İstanbul, İstanbul olalı bu kadar arafta kalmamıştı. Eskiden yada 25 yıl boyunca AKP üstünlüğünü her köşede hissederdiniz. Ben en çok yol kenarlarına diktikleri canlı bitki ve çiçekleri çok severdim çünkü saatlerce yollarda vakit geçirirken onlarla mutlu olabiliyordunuz. Şimdi güzel şeyler yapılmak isteniyor, görülüyor ama bir şeyler eksik olduğu çok belli. İnsanı rahatsız eden bir ruhsuzluk var. İmamoğlu başarısız olsun diye yapılanlar çok belli oluyor. Ben açıkçası çok üzüldüm. Bu şehir hepimizin, kim kazandıysa ona destek verilmeli, kösteklenmesi hepimize zarar veriyor. Particilikle belediye olmamalı bence. Hüzünlü İstanbul, çok hem de…

Artık İstanbul’daki ikinci yaşamımda sevdiğim şeyleri gidip görecem, yapacam. Bunlardan biri restorasyonu biten yada bitmek üzere olan Dolmabahçe Sarayı’nı gezmek. Baharda çok güzel olur bahçesi. İçi zaten benzersizdir. İkinci olarak Pilevneli Galeri de Refik Anadol’un yeni sergisi açılmış. Makine Hatıraları: Uzay. Hafta içi saat 10:00 – 18:00 arası ücretsiz gezilebiliyor ayın 25’ine kadar. Kızımı alıp gidecem.

Lale Devri pardon Lale ayı İstanbul için başlamıştır. Kızımla Göztepe Parkı’ndaki laleleri görmeye gittik. Hepsi çıkmamış ama harikaydılar. Haftaya tekrar gideceğiz.

Kovit bizi kapatmadan bir şeyler daha görmek gerek. Sanki sürü bağışıklığına bırakılmış gibiyiz. Hayırlısı olsun. Bu ilkede bir şey demek gereksiz artık. Neyse hepinize iyi geceler… 


 Tugba

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir