Corona Günlüğü


5. Gün


Annemin Vefatının 6.Yılı


Hayırlı Kandiller….

Datça – Bodrum Feribotu 2007



Bugün buruk uyandım, içimden bir şey yapasım yoktu ancak dün ki PTT uyarıma ihanet edemezdim, kalktım, giyindim,  mutfakta kahvaltı ettim sonra mutfak dolaplarından 3’ünde iyileştirme yaptım,  kahvemi içip odamda bir dizi seyrettim ve gün akıp gitti, bugün ev halkı bana pek bulaşmadı yemek falan diye.



Hepiniz merak ediyorsunuzdur niye Kuşadası’nı seçtik diye, bugün sizinle bunu paylaşayım istedim: İstanbul’da yaz ayları 80’li yıllarda sıcak geçerdi ve biz evde tıkılıp kalırdık. Bu durum annemin canını çok sıkmaya başlamıştı ve yazlık aramaya başladı. Aslında arkadaşları Silivri’de yada Bayramoğlu’nda idiler ama annem Ege aşığı olduğu için İstanbul sarmadı O’nu ve bir gün Kuşadası Davutlardaki yazlığı buldu. Babam gene hayır demişti klasik ama annem o zamanlar babamın iş ortağı Süleyman Amcayı araya sokarak 1987 yılında 3 katlı evimizi aldı. Kuşadası’na zaten eskiden beri gidiyorduk, annem çok severdi nedense, hoş sonra Bodrumcu oldu ama…

Meltem 45 günlük Haziran 2002



Kuşadası’na ilginç bi şekilde taşınmıştık, ev eşyalarımız Kelebek Mobilya’dan almış, diğer eşyaları da zaten bizim evde her zaman bir evlik daha eşya olduğu için annem derleyip toparlamıştı, Özcan Dayım da Arçelik’te çalıştığı için İzmir’e boş dönen bir Arçelik Kamyonu ile eşyaları yollamışlardı. O zaman ki Türkiye şartları çok sınırlıydı. Kuşadası’nda hiç bir şey yoktu. Kelebek Mobilya’ ları kuran kişi İstanbul’dan otobüsle gelip, kurup o akşam gitmişti. Hey gidi günler hey. 


O ev çok ilginç bir evdi, sahile 100 metre uzaklıkta, yanında domates tarlası olan güzel bir site içindeydi. Sonraları oralarda inşaatçıların istilasına uğradı ve o tarlalar birbir yok oldu. En son 4 sene evvel son bize gelmeden evvel harika bir şeftali bahçesi vardı, sadece ihracat yaparlardı, anne ölünce hoop inşaata verdiler ve çirkin bir site oldu canım bahçe, bir kaç ağaç bırakmışlar, yazın evin önünde o şeftalilerden satıyorlar ama üzüntü bence…


20 yıl o evimize kimler geldi kimler gitti ama en çok Gaye Teyzeler ve Halamlar gelmiştir. Meltem doğduğu zaman doya doya 2 ay kalmıştım çok mutlu olmuştum çünkü babam en fazla bizi 1 ay gönderirdi sonra İstanbul esareti başlardı. Hele çalışmaya başlayınca annem giderdi ama biz 1 hafta, biz baya zor şartlarda çalışmışız aslında neyse….


20 yıl buraya gelip gidince burayı seviyor insan, havası Bodrum’dan daha iyidir, ama denizi dalgalıdır. En son 2006 yılında 10 gün kaldığımızda her gün deniz çarşaf gibiydi, jubile yapmış meğerse bize, sonra annem 2007 yılında evi satıp Bodrum’daki evi aldı ve 2013 yazına kadar yaz aylarını orada geçirdi. 2013 yazında her gün O’nu denize götürdük hatta en son vertigosundan çok zorlanıyordu suyun üzerinde kalmaya ama hala güzel yüzebiliyordu, unuttuğu onca şeyin arasında yüzmeyi unutmamıştı. 

Aya Yorgi Çeşme 2004



Annem ilginç bir kadındı, bizleri en iyi şekilde büyüttü, okuttu, iyi birer insan yaptı, O’na çok şey borçluyuz. Bugün kendimi anneme çok benzetiyorum, mesela alışveriş yaparken arabadan çıkmadan ben de işimi halledebiliyorum, o zamanlarda annem yaparken arabada saklanan ben şimdi aynısını yapıyorum. 


Annem ile ilgili söylenecek, hatırlanacak o kadar çok şey var ki, başka zaman gene yazarım, şimdilik bu kadar…


Nur içinde uyusun, Allah rahmet eylesin…




Tugba


Bu resimler annem en çok sevdiğim resimlerinden, o kadar çok var ki keşke hepsini paylaşabilsem…



Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir