Corona Günleri




44. Gün


Bugün İzo ile attık kendimizi dışarı, sahilde minik bir tur attık, bir kaç işimiz vardı, onları hallettik, Migros‘a uğrayıp döndük. İyi geldi sahilde yürüyüş yapmak, hava sıcaktı ama evler serin, kalın giyiniyorsun, dışarıda yürüyünce sıcak, iki ara bir dere, olduğu kadar. Turistler gelseydi, bugün sahilde denize girerlerdi kesin. Biz Türkler için daha var, bizim köşede Karpuzcu Erdoğan bu hafta tezgahını açmış, karpuz satmaya başlamış ama o karpuz kabuğu denize düşmedi. 


Bugün Meltem’in doğum günü için yaptırdığım posteri de aldık ve İlker hemen yerine astı ve böylece kutlu doğum günleri başladı. 3 Mayıs saat 14:00’de Meltem 18 yaşına girecek. Bizim için mutluluk verici bir durum. Balonları da hazır, cumartesi süsleyeceğim. Bakalım beğenecek misiniz? Pazar günü de 14:00’de canlı yapacağım. Sizlerle beraber olacağız.


1 ay önce 2006-2009 yılı arasını Meltem ile ilgili yazmıştım. Bugün tamamlayayım dedim. 2009 yılında Meltem’in tedavileri daha bir rayına oturmuştu. Artık farklı gereksinimler doğmuştu. Mesela bez, Bodrum Sea Garden’da tanıştığımız Turkcell’in Genel Müdürü Süreyya Ciliv’in eşi Karen’dan  Kimberly Clark’ın büyük çocuklara bez ürettiğini öğrendik. İlk olarak Londra’ya gidişimizde bir bavul bez getirdik. Daha sonra K&C bizim müşterimiz olduğu için onlara defalarca yazmamın sonucunu aldık ve Türkiye’ye ilk gelen bezlerden Meltem’e hediye ettiler belli bir miktar. Hayatımızı kurtardı. 


Gene Karen bize çok yardımcı oldu ve Meltem’in boyu uzadığı için baston puset küçük geliyordu, kızları Erin’ın kullandığı puseti bize verdiler. Bize çok iyi bir duyu bütünlemesi yapan arkadaşlarını tavsiye ettiler, Meltem aynı Amerika’daki tedaviyi almaya başladı. 


Açıkçası düşen, düşenin halinden anlıyor ve karşınızda böyle bir durumla karşılaştığınız zaman tereddütsüz yardım ediyorsunuz birbirinize. Karen ile hala görüşüyoruz, geçen yaz Amerika’dan İzmir’e bile geldi. Mutlu oluyoruz. Onun gibi bir kaç dostum daha var aynı kaderi paylaştığım, onlarla da irtibatımız hep var. Hep birbirimize yardımcı olup önemli bilgileri paylaşıyoruz. 


2010-2017 yılı arası Meltem’in tedavi ve terapileri yoluna girince bu sefer ilk önce annem rahatsızlandı, daha sonra 2014 Mart ayında O’ nu kaybettik. 6 ay sonra ben kansere yakalandım, 1 yıl tedavimle uğraştık, Tunç’tan ayrılmam, binanın satılması, çok ama çok ağır travmalar yaşadık hep birlikte.2017 de artık Meltem‘in tedavisinde, doktorların tırpanlanması yüzünden sıkıntı yaşamaya başladık. İlaç yazdırmak, rapor almak eziyete dönüşmüştü. Şimdi hepsi geride kaldı.


Bu karantinayı idare ederek atlatabilmemin bir nedeni de 1 yıl boyunca tedavim sürerken hep izoleydim, çocuklarıma bile sarılamıyordum. Şimdi en azından çocuklarıma doyasıya sarılıyorum. Onlara istediklerini pişiriyorum, bunsan iyisi daha ne olsun? 



Hepinize hayırlı akşamlar diliyorum.


Tugba

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir